
daha önce* de kısaca bahsetmiştim bundan, genelde siyam olur demiştim. şu an madem işim yok, neden bu kavramı açmıyorum diye sordum kendi kendime**, wataşiwa dedi. peki neden henüz ilk cümlelerden iğrençleştim? çünkü sonrası göze daha güzel görünsün istiyorum. bir çeşit gölgelendirme işte, yersen. şimdi; uçmak yürek bir o kadar da kanat ister. işte bu kedinin yüreği o kadar ama o kadar büyüktür ki, kanat dedikleriyle poposunu bile silmez. yürekli kedi, cehalette*** tıpkı pencere kenarlarında yaptığı gibi uç noktalarda gezdiğinden olsa gerek yüksekten düşünce öleceğini bilmez. ve gün gelir kedi yüreğindeki devasa gazın etkisiyle patlar, havalanır ve uçar. bazısı uçmakta olduğu yüksekliği dengelemeyi öğrenir, bu işten sağ çıkar. ama vefat eden çok siyam duydum, kaldı ki intiharlarıyla meşhurdur bu cins. bir de 4 ayak üstüne düşme geyiği var, ki bu sadece kedinin gazını şişiren etkenlerden biri bence yoksa belirli bir yükseklikten düşen bedeni o 4 ayak kotaramıyor maalesef.
baktın kedinde o yürek yok, uçmayı poposu yemiyor ama uçsun istiyorsun. öyleyse korkma hala çok geç değil. yavru kedi alınır, resimde olduğu gibi, bedeni çoraba koza formunda sokulup bekletilir falan. sonrası, kelebek!
*ama ne zaman?: uçabilmeleri kedileri çekici yapar , evet hava kedisi a.k.a uçan kedi diyoruz bunlara. ya kucaktadırlar ya da koltuktan dolaba tarzan misali atlamalarda. burdaki kutsal amaç ayakların yere değmemesi. çok çekici lan!
**candy candy (şeker kız hanii)
***cahil cesareti
copyright © gsüsözlük/eleanorrigby lakin o benim zaten

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder